— Bana çocuk sahibi olmadığını söylemiştin…
Kıvanç başını kaldırıp ona baktı.
— Ben… Bilmiyordum…
Kadın acı bir tebessüm etti.
— Hayır… Bilmek istememişsin.
Yüzüğünü parmağından çıkarıp sehpanın üzerine bıraktı.
— Bir insan çocuklarını bu kadar kolay terk edebiliyorsa, bir gün beni de terk eder.
Bunları söyledikten sonra arkasına bile bakmadan evden çıktı.
Kapı kapandığında içeride yine derin bir sessizlik oluştu.
Kıvanç gözyaşlarını tutamıyordu.
Yavaşça çocuklara doğru yürüdü.
Tam Aybars’ın karşısına geldiğinde dizlerinin üzerine çöktü.
Titreyen sesiyle fısıldadı:
— Bana… Bana bir şans verir misiniz?
Çocuklar birbirlerine baktılar.
Sonra dördü de aynı anda bana döndü.
Verecekleri cevap artık yalnızca onlara değil…
Sekiz yıl önce yarım bırakılmış bir ailenin kaderine de yön verecekti.