Sahte Nişanlım Olsun Diye

Emir..."

"Evet?"

"Sanırım sana âşık oldum."

Yüzüme uzun süre baktı.

"Ben de bunu söylemek istiyordum. Ama geçmişim yüzünden seni hak etmediğimi düşündüm."

Elini tuttum.

"İnsan geçmişiyle değil, bugün yaptığı seçimlerle değerlidir."

O günden sonra gerçekten sevgili olduk.

Aylar geçti.

Hayatımız normale dönmeye başlamıştı.

Bir pazar günü ailem bizi yine yemeğe çağırdı.

Bu kez her şey farklıydı.

Annem sofrayı hazırlarken Emir'e dönüp gülümsedi.

"İlk geldiğin gün seni görünce korkmuştum."

"Neden?"

"Çünkü seni tanımıştım. Hayatın sana bu kadar acımasız davranmasına çok üzülmüştüm. Kızımın üzülmesini istemedim."

Emir başını salladı.

"Anlıyorum."

Annem elini onun omzuna koydu.

"Ama seni tanıdıkça yanıldığımı gördüm."

Babam da gülerek ekledi.

"İlk kez biri kızımı susturmayı başardı."

Hepimiz kahkahaya boğulduk.

Aradan bir yıl geçti.

Bu kez aynı masanın etrafında gerçekten nişan yüzükleri vardı.

Babam yüzükleri getirirken gözleri dolmuştu.

Annem ise sessizce ağlıyordu.

Tören bittikten sonra Emir bana küçük bir kutu uzattı.

İçinde eski, yıpranmış bir düğme vardı.

"Bu ne?" diye sordum.

"Parkta ilk karşılaştığımız gün ceketimden kopmuştu. Sen fark edip cebine koymuştun. Sonra bana geri verdin. O gün bana sadece yardım etmedin. Bana yeniden umut verdin."

Düğmeyi avucumda sımsıkı tuttum.

Bazen insanın hayatını değiştiren şey milyonlarca lira, büyük mucizeler ya da tesadüfler değildir. Bazen sadece tanımadığı birine uzattığı samimi bir eldir. Ben o gün parkta yalnızca aileme gösterecek sahte bir nişanlı arıyordum. Oysa farkında olmadan hayatımın gerçek eşini bulmuş, onun da yeniden hayata tutunmasına vesile olmuştum. İkimiz de birbirimizi kurtardık. Çünkü sevgi, en umutsuz görünen insanın bile yeniden ayağa kalkmasını sağlayabilecek kadar güçlüydü.
Reklamlar
08 Temmuz 2026
Reklamlar