Eve işten geldiğimde

Avukatım Tahsin Bey çantasından dosyaları çıkararak müteahhidin peşinat alamayacağını, ayrıca boşanma davasının resmen başladığını açıkladı. Burak neye uğradığını şaşırıp finansal krizde olduğunu iddia etse de Tahsin Bey gerçekleri ortaya döktü: Burak’ın prim olarak aldığı tüm paralar ve evden çalınan fonlar, Aslı adındaki gizli sevgilisine tuttuğu lüks rezidansın kirasına ve kumar borçlarına gidiyordu!



Tam o sırada eve gelen müteahhit, Güler Hanım’ın tapuları çalışma masamdan izinsiz aldığını ve evi yenilerken kızım Elif’in odasını tamamen ortadan kaldırıp salonda bir çekyatta yatırmayı planladıklarını itiraf etti. Üstelik kızımın yıllardır biriktirdiği on bin dolarlık birikim kasetini de çelik çekmecemi tornavidayla kırarak çalmışlardı. Avukatımın masaya koyduğu ses kaydında Güler Hanım ve Burak’ın kızımın parasını nasıl çaldıkları açıkça duyuluyordu.



Hemen ardından eve giren icra memurları ve Burak’ın alacaklıları salona doluştu. Burak, annesinin imzasını taklit ederek sahte kefillik belgeleri düzenlemişti. Sevgilisi Aslı da eve gelip kira ödenmediği için olay çıkarınca, aile içi tam bir kaos yaşandı. Kendi menfaatleri için birbirlerini satan bu insanlar, suçlamalar karşısında birbirlerini suçlamaya başladılar.



Pazar günü düzenlenen aile meclisi yemeğinde Burak, akrabaların önünde beni suçlayıp itibarımı zedelemeye çalıştı. Ancak avukatım vasıtasıyla tüm akrabalara (Vedat Amca ve Selma Teyze dahil) daha önceden banka dekontlarını, ses kayıtlarını ve gizli rezidans sözleşmelerini ulaştırmıştım. Masadaki herkes Burak ve Güler Hanım’ın acımasızlığına lanet okudu. Polis ekipleri eve gelerek hırsızlık ve kimlik sahtekarlığından resmi işlem başlattı.



Güler Hanım gözyaşları içinde “Biz aileyiz, polisleri durdur!” diye yalvarsa da ona son sözümü söyledim: “Siz kadehinizi kaldırıp lüks yemekler yerken, benim kızım karanlık mutfakta tek başına hazır çorba içiyordu. Benim ailem sadece o çocuktur.”



Dava süreci sonunda Burak ve annesi hak ettikleri hukuki cezalarla baş başa kaldılar. Babamdan kalan o evi sattım ve Kadıköy’de kızımla ikimizin yaşayacağı, güneş alan güzel bir daire satın aldım. Elif kendi odasının duvar rengini seçerken gözlerindeki mutluluk her şeye değerdi.



Artık evimizde kristal kadehler ya da sahte gülücükler yoktu; sadece huzur, sıcak bir kap yemek ve gerçek bir sevgi vardı. Aile olmak, büyük masalarda gösteriş yapmak değil; hiçbir çocuğun karanlıkta yalnız yemek yemesine izin vermemekti.
Reklamlar