AİLEM BENİ HUZUREVİNE BIRAKTI, BEN DE HAYATIMIN EN ZEKİCE İNTİKAMINI PLANLADIM.



Rıza omzuma dokundu.

“Onu hemen aramak istiyorsan ara. Ama önce gerçekleri öğrenelim.”

Başımı salladım.

“Hayır. Bu kez acele etmeyeceğim.”

Ertesi gün Rıza, huzurevinin güvenlik kayıtlarını ve ödeme belgelerini incelemeye başladı. Ben de yıllardır ilk kez kendi hayatım hakkında bu kadar dikkatli düşünüyordum.

Sonunda aklıma bir şey geldi.

“Rıza, tapu devrinden önce yaptığım sözleşmeyi hatırlıyor musun?”

“Evle ilgili mi?”

“Evet. Tapuyu Berk’e devretmeden önce avukatım bazı şartlar eklemişti.”

Rıza şaşkınlıkla bana baktı.

“Şartlar neydi?”

“Evin devri kesin görünüyordu ama bir madde vardı. Eğer Berk beni kendi rızam dışında evden çıkarırsa veya bakım yükümlülüğünü yerine getirmezse, devir işleminin iptali için dava açabileceğimi söylemişti.”

Rıza’nın yüzünde yavaş yavaş bir gülümseme oluştu.

“İşte şimdi işler değişti.”

“Ben o maddeyi unutmuştum.”

“Onlar da unutmuş olmalı.”

Ertesi sabah eski avukatımı aradık. Belgeleri yeniden incelediğinde söyledikleri, içimde yıllardır hissetmediğim bir güven duygusu yarattı.

“Tapunun oğlunuzun üzerinde olması her şeyin bittiği anlamına gelmiyor,” dedi. “Özellikle sizi zorla evden çıkardıklarını ve bunun önceden planlandığını kanıtlarsak durum tamamen değişebilir.”

Reklamlar